30. Juni, Dogum günün Kutlu olsun Karde$im...
Nedimin hayat hikayesi yazilacak dediler, yazarim dedim nekadarda kolay söylenmis bir lafmis oysa..bir hayat bu 18 yili askin bir hayat anlatmasi okadar zorki..
Nedim dogdugunda, kücük birseydi her bebek gibi, kümeste yatiyordu cok hasta ve halsizdi ama ondaki o yasama olan Sevgisi onun hayattan koparilmasini önledi..
Cok acilar cekti, cok ameliyatlar gecirdi, herzaman kendi kendinin doktoru oldu…O yasamayi Seviyordu cünkü, Savasmasini seviyordu, okadar hastaliga ragmen, okulunu hic aksatmadi herzaman akilli ve basarili bir ögrenci oldu, arkadaslari tarafindan hep Sevildi kimseyle büyük capta küslügü kirginligi olmadi, o cünkü hem yasamayi hemde insanlari sevdi..
Iki kez Asik bilde oldu, ilk Asik oldugunda 16 yaslarindaydi sanirim, cok tatli ve sirin bir kizdi :) sonra yesil gözlümüz girdi hayatimiza kücüklügünden beri o kiza deli olurdum, ama sonradan nedimle birbirlerine asik olacaklarini hic düsünmezdim, duyunca havalara ucuyordum nerdeyse.
Gerci bu zor olacak bir iliskiydi ailelerin onaylamiyacagindan korkuyorlardi ama ben okadar emindimki bunun mutlu sonla bitecegine..
Birbirlerine cok yakistiriyordum, birbirlerine karsi olan Sevgisini Seviyordum, okadar temiz ve ictendiki…
Zaten Nedimde onu evlenecegi kiz olarak görüyordu, ona olan Sevgisi Aski okadar büyüktüydükü onunla ileride böbrek yetmezkliginden birsey olur diye evlenmekten bilde korkuyordu sakin o ortada kalmasin mutsuz olmasin diye..
Gercek Ask bu olmasi gerek, kendi mutlulugundan önce onun mutlulugunu düsünmek..
Gerci ben hicbirzaman onun eski günlerine dönecegine rahatsizlik cekecegine inanmiyordum..Kendi capimda ona ceyiz bilde hazirlamaya baslamistim nede olsa benim kardesim 18 yasinda bir delikanliydi ve en gec 20 yasinda bir söz takmayi istiyordu yesil gözlüsüne...
Simdi o ceyizleriyle bas basa kaldim..Sevdigini görmek bana cok aci veriyor, ama onu görüncede sadece siki siki sarilip öpüp koklamak geliyor icimden, o nedimden bir Parca nede olsa, onun Sevmeye kiyamadigi Sevgili..
Hayat nekadarda kisa ve acimasiz, onun okadar hayalleri vardi, beraber yapacak okadar planlarimiz vardi, beraber calisacak beraber yaslancak ve ben önde ölecektim…Hayatin akisi böyle olmali gencler gitmemeli…
Sonsuzluga gitmekte kolay degil, ama karanlikta kalmakta..Evde, disarida oynanan sürekli bir tiyatro..Sürekli oynuyorsun,hic birsey olmamis gibi davranip hep gülmege ve güldürmege cabaliyorsun..
Gözyaslarini saklamak icine akitmak..Gece kendi kendine kaldiginda sakli sakli yorgan altlarinda aglamak, zaten kafani yastiga koydugunda Gözyaslarin sel olup akiyor, yinede susuyorsun kimseler duymasin agladigimi diye…
Sessiz sessiz aglamak bogulacakmis gibi olmak, am yinede belli etmemek..
Kimseler olmadiginda kimse görmeden esyalarini koklamak, öpmek…Her kapi acildiginda sanki gezmeye gitmis gelecekmis gibi sürekli kapiyi gözlemek…
Ve binlerce ufak tefek sey daha, her yan yer yön her hareket bize onu hatirlatiyor..Ve buda bitmez tükenmez bir aci, insan oglu okadar seye üzülüp kafa yoruyorki, ama anladimki dedikleri gibi ölümden baskasi yalan, hersehe care vardi am ona yok..
Ölüm öyle birseyki elin kolun bagli ortada kaliyorsun ve gönderdigin kisiyle ruhunu sende gönderiyorsun..Ruhsuz bir insan yüz yil yasasa dahi neyapabilir..ne üretebilir…
Hayat ve ölüm insani cok iyi tiyatrocular olarak yetistiriyor..Sürekli oynuyorsun…
Kimseyi üzmemek icin oynuyorsun, ama nereye kadar..öyleki
Yüce Rabbim kimseye yasattirmasin bu aciyi, bunu tatmayan kimse anlayamaz icimizdeki atesi..Dualarim ve ruhum hep seninle gözbebegim..
Eigene Website, kostenlos erstellt mit Web-Gear
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der Autor dieser Webseite. Verstoß anzeigen
|